Çarşamba, Şubat 16, 2011

Çantam benim dünyam.

Bilgisayarımı her yere taşıdığım için ona göre bir sırt çantası almıştım, nereye gitsem peşimden sürüklüyordum. Çünkü taşıması kolay. Bir de ne zaman nerede olacağım belli değil. Yerine göre; bi'kaç betacam, bazı dvdler, harici hard diskler falan taşımak zorunda kalıyorum. Rahat oluyor.
Ama sıkıldım haliyle. Dedim ki; her yere kaplumbağa gibi gidiyorum, sırtımda koca çanta. Sırt çantamı kız çantasıyla değiştireyim. Arada topuklu falan da giyiyorum, iyice rüküşlük.
Neyse...
İçindekileri başka bir çantaya aktarmak üzere çantamı boşalttım, şunlar çıktı;
1 bilgisayar ve şarj kablosu, telefon şarjı, 1 mp3 çalar, 3 kulaklık, bir bağlantı kablosu, 6 kalem pil, 3 defter, 5 kalem, 1 kitap, 2 paket sigara, 1 çakmak, 3 ruj, 2 lipstick, 1 oje, 2 el kremi, 1 Bephanten plus, 1 kutu ağrı kesici, 1 kutu Alka Seltzer, 1 kutu D vitamini, 1 inhaler, 1 paket sakız, 1 Canderel, 3 paket kağıt mendil, 1 küçük bozuk para çantası, 1 cüzdan, anahtarlar, 1 lolipop, 1 paket Haribo, 1 şişe su, 1 güneş gözlüğü, 1 kemer, 1 şemsiye, 1 bileklik, 1 toka, 2 çift eldiven, 1 bere, 1 ufak bakım çantası, ufak tefek not kağıtları...

Bunlar sabit.

Ara ara makyaj çantası, yedek giysi vs. de giriyor bu kadar şeyin yanına. Meğer benim de süper gücüm buymuş, dünyayı sığdırabiliyormuşum çantama.

Ben de çantam neden ağır diyorum.

3 yorum:

oyumben dedi ki...

Çanta mı, bohça mı? ( Şaşırmıştır. Sağa sola bakınır ve aniden bayır aşağı koşarak uzaklaşır... )

Eski Milenyum dedi ki...

bende kızlar neden bukadar büyük çanta taşıyor diye yazmıştım bir ara bloğa..

http://eskimilenyum.blogspot.com/2010/10/bilincaltmda-kadnlarn-cantalar.html

Adsız dedi ki...

kitap??? kitapsız gezmezdin sen.